Herkese merhaba. Car audio bölümünde genel tüm bilgileri bu başlık altında bulabilirsiniz.
İyi forumlar dilerim...
Herkese merhaba. Car audio bölümünde genel tüm bilgileri bu başlık altında bulabilirsiniz.
İyi forumlar dilerim...
delSol_power (15-02-2010)
HI-FI Terimler Sözlüğü:
AAD: Satın aldığınız cd nin üzerine yapılan kaydın analog olarak yapılıp digital olarak depolandığını gösterir.
AC3: Surround receiverlarda dtd surround sistemdeki kanallara ilave olarak +1 center ve +1 aktif bass ile desteklenmiş formattır.
ADD: Cd üzerindeki kaydın analog olarak yapıldığını master ve depolama işleminin ise digital olarak gerçekleştiğini gösterir.
AMPLİFİRE: Hoparlörlerinizi sürmek içim çeşitli kaynaklardan gelen sinyalleri yükselten cihazdır.
ANALOG: Digital olmayan ses ve ses kayıt formatıdır.
ANTİ-SKATİNG: Pikap iğnesinin plak üzerindeki oluklardan kaymasını önlemek için uygulanan sisteme verilen addır.
ANAMORPHIC: DVD disklerin sadece wide screen televizyonlarda letter box formatında görüntünün daha iyi çıkmasını sağlayan sistemdir.
AGRESİF: Dinlediğiniz sesin parlak ve önde olması durumu.
AMBIANCE: Sesin dinlendiği mekandaki müziğin ve kaydın o ortam içerisinde yarattığı akustik.
ANALYTICAL: Yüksek detay.
ARTICULATE: Dinlenen müzikte yer alan insan sesi enstrümanlar ve bunların birleşiminin tümü.
ATTACK: Dinlediğiniz müziğin sisteminiz içerisinde ürettiği ve zaman zaman yükselen frekanslara verilen ad.
ALİGMENT (Hizalama): Kaydedici yada çalarların plak yada bant üzerinde kafalarının oluklara yada banta göre ayarlanmasına denir.
ANALOG: Plak ve kasetlerin veriyi kaynaktan direk depolama şekli.
BASS:Müzik içerisinde duyulan düşük frekanslı seslerin geneline verilen ad.
BASS REFLEKS: Speaker kutusu üzerindeki hava akımını dışarı atan port vasıtası ile bass üretimine yardımcı olan sistem.
Bİ-AMPLING: Speaker üzerindeki farklı frekans üreten ünitelerin her birinin anfi üzerinden farklı kanallar ile sürülmesidir.
BINDING POST: Çıplak kabloları sıkıştırmak için kelepçeye sahip speaker terminali.
BANANA: Speaker kablolarınızı speaker terminaline fiş gibi takarak kullanmanıza yarayan adaptör.
BIT: Digital veriyi oluşturan en küçük parçaya verilen isim.
BITSTREAM: Digital cd datasını analog sinyallere dönüştürme yolu.
BIWIRING: Speaker içinde split crossover ile speakerın arkasındaki çift girişi kullanarak üst ve alt frekansların ayrı ayrı sürülmesi durumu.
BRIDGE: Stereo bir anfinin daha yüksek ses elde edebilmek için mono olarak bağlanmasına denir.Bunu yapabilmek için anfinizin bridge katının olması gerekir.
BALANCE: Ampliwire cihazlarınızın üzerinde stereo kanalları sağ ve sol olarak ayırmak.Aynı zamanda tonal kontrolleri ayarlamakta bir başka balans işlemidir.
BODY: Tüm sesler içerisinde üst bass frekansların üst frekanslara göre baskın olması durumu.
BOXY: Box audio speakerlerde sesin yarattığı rezonans.
BRİGHT: Speakerlerde midrange ve tiz seslerin baskın olması durumu.
COMPACT DISC(CD): Veriyi digital olarak depolayıp saklayan ve lazer optik göz vasıtasıyla verisi okunabilen disk.
CD-R: Bir kereye mahsus kayıt edilebilir cd anlamındadır.Fakat tekrar kayır yapılamaz.
CD-ROM: Bilgisayarlar için ve bağzı cd wrighter modellerde sadece okunabilir bellek olarak kullanılabilen bölüm.
CD TEXT: yeni sistemlede cd çalarların şarkı ismi yada sözleri gibi bileşenleri görüntülemesini sağlayan sistem.
CLASS A: Sinyalin pozitif yada negatif olarak birlikte yükseltildiği anfi çaşidi.
CLASS B: Sinyalin pozitif ve negatif yarılarının farklı devre katlarında işlendiği ve çıkış katlarının anahtarlandığı sistem.
CROSSOVER: Speakerler içerisinde bulunan ve frekansları ait oldukları ünitelere gönderen elektronik devre.
CARTRIDGE: Plaklarda yapılan kaydı anfiye ses elektrik sinyali olarak çevirerek yollayan convertör parça.
CD-RW: Üzerine tekrar tekrar silinip yazılabilir disk.
COLOURATION: Müziği natural olarak dinlerken bass mid yada tiz seslerdeki hoşa gitmeyen istenmeyen seslerin oluşması.
COMPRESSION: Radyo istasyonlarından yayınlanan yüksek frekanslı yayının müzikteki alt ve üst frekanslar arsındaki farkı azaltmak için kullanılan sistemdir.Otomobil radyolarında iyi sonuç vermekle beraber hi-fi tunerlarda iyi sonuç vermez.
CRT: Convansiyonel tv lerde 3 farklı renk tüpü kullanılarak gelen görüntünün tv akranına aktarılması.
CLIPPING: Anfini sesi gücün yettiğinin ötesine cihazın aşırı yükleme göstermesi.Bu gibi bir durumda ses ditortion yaratacaktır.
CC3: Kristal netlik.
CLOCK: Zamanlama sinyali üretmek için kullanılan elektronik osilatördür.Diskten alınan veriyi senkronize etmek için kullanılır.
CRT (Cathode Ray Tube): Projeksiyon tvlerdeki üç renk tüpün birleşerek görüntüyü oluşturmasına verilen ad.
DAB (Digital Audio Broadcasting): Hem am hem fm bandından alınabilen digital stereo yayın.
DAC (Digital Analog Convertor): Sayısal verileri analog sese çevirir.
DAT (Digital Audio Tape): Dönen bir kayıt kafası vasıtasıyla bant üzerine digital kayıt yapabilen deck tape.
DALGA BOYU: Havada hareket eden ses dalgasının boyunu belirtmek için kullanılır.
DATA REDUCTION (Veri Azaltma): Müzik depolamak için gereken veri miktarını düşüren sistem.
DCC (Digital Compact Casette): Bildiğimiz tape sisteminin digital olarak üretilmiş hali.
DDD: Cd içerisine yapılan kaydın her aşamasında digital olarak yapıldığını belirtir.
DENGELİ BAĞLANTI: Dengeli bağlantılarda pozitif ve negatif kablolar etkin bir enterfans için korumalıdır.
DESIBEL: Ses basıncı ölçü birimidir
DIGITAL: Cd çalarlar Dat,Md,Dcc gibi cihazlarda kullanılan disk veya kasetetlerin kullandığı ses depolama protokolü.
DIGITAL ÇIKIŞ: Digital sinyalin kaydedilmesi yada dac tarafından işlenmesini sağlayan çıkıştır.Koaksiyal yada optik olabilir.
DİNAMİK ALAN: Hi-Fi bileşenleri tarafından üretilen en yüksek vr en alçak sinyalin arasında kalan alan.
DISTORTION: Hi-Fi bileşenleri içerisinde dinletide kaynaklanan istenmeyen seslere verilen isim.
DOLBY DIGITAL: Ev sinema sistemi protokolüdür 5 sabit kanala ilaveten bir adet aktif sub bass kullanılır.
DOLBY SURROUND: Arka efekt kanallarını stereo kayıtlar için kodlayarak sanal kanal oluşturan format.
DOLBY PRO-LOGIC: Diyalogları center üzerinde sabitleyen format.
DROP-OUT: Teyp dat gibi cihazlarda kayıt anında kafanın herhangi bir manyetik perdelemeden dolayı yada bant ile temasının kesilmesinden dolayı oluşan anlık sinyal kaybı.
DTS: Ev sinema sistemlerinde 5+1 6+1 7+1 gibi formatlarda her sesin kanallara sabitlenerek verilen hali.
DUAL MONO: Bağzı apli ler içerisinde sağ ve sol kanlların ampli içinde ayrı ayrı işlenecek şekilde üretilmesi.
DVD: Cd boyutundaki diskleri kullanan yeni kayıt formatı.Bu formatta disk üzerine yüksek kalitede ses ve görüntü kaydı yapılır.
DNM (Digital Natural Motion): Digital doğal hareket
DS (Digital Scan): Digital tarama.
DOBY B,C+S: Tape decklerde kayıt esnasında dip gürültüleri gibi kötü sinyalleri temizlemek için kullanılan protokol.Dolby yapılan kayıt dolby dinlenmelidir.
DOLBY DIGITAL EX: Dolby digital 5+1 sisteme ek olarak sistemin audio dinlerken rear ve center ı kullanarak matrix stereo oluşturmasını sağlayan protokol.
DOLBY HX PRO: Kayıt esnasında yüksek frekansları distortion olmadan kayıt yapabilmenizi sağlayan protokol.
DARK: Bright in aksine stereoda mid ve tiz lerin aksine bass sesler ve dolayısı ile alt frekansların baskın olması durumu.
DEFINITION: Sistem içerisinde algılanan gerçek sesin kalitesinin yüksekliği
ELEKTROSTATIC: Hoparlörlerin ses üreten hafif diyaframlarını ileri geri hareket ettirmek için kullandıkları yüksek voltaj gücü.
EMPEDANS: Elektriksel özellik.Düşük empedans kaynaktan daha yüksek güç öekerken tersi daha az güç kullanır. yani 4-6 ohm bir speaker 8 ohm bir speakere göre dah güçlü bir anfi ister ve sürülmesi daha zordur.
EUPHONIC: Bağzı lambalı anfilerin diğer lambalılara göre sıfır distortion ile daha azla ayrıntı ve kalite üretmesi durumu.
FREKANS: İnsan kulağının duyabildiği veya duyamadığı ses dalgalarına verilen isim.
FRONT END: Bir lp yada cd deki sinyal kaynağını ifade eder.Ayrıca tunerde sinyali antenden alıp modüle eden devre katı içinde kullanılır.
FILTER: Digital kayıtların analog sinyallere dönüştürülmesi anında sinyalin distortion dan arındırılarak saflaştırılması.
FREKANS RESPONSE: Speakerlarda alt ve üst frekansların arası.Bu sayede speaker alt ve üst sınırlarda hangi aralıkta çalıştığı belirtilir.
GRIP: Bass kontrolünün güçlü olarak sağlanması.
HDCD (HİGH Definition Compatible Digital): Daha iyi ses elde etmek için cd lerde kullanılan kodlama sistemi.
HERTZ: Frekans birimi.Sinyalin saniyede kaç kere bırakıldığını gösterir.Örneğin 1hz sinyalin saniyede 1 kere salındığını belirtir.
HİZALAMA (Aligment): Kaydedici yada çalarların plak yada bant üzerinde kafalarının oluklara yada banta göre ayarlanmasına denir.
IMAGING: Stereo da enstrimanların ve sesin oda içerisinde dağılımına verilen ad.
JITTER: Digital sinyali analoğa çeviriken kullanılan Dac convertörlerin arasında kullanılan çevirim esnasında oluşabilecek dip gürültüleri önleyip temizleyen sistem.Bu cihazlara verilen ad ise Jitterbug.
KARTUŞ: Pikaplarda plak çalınırken plak üzerindeki oluklardan sinyali elektrik sinyaline çevirerek anfiye yollayan kısım.İki farklı çeşidi vardır.
KOLORASYON: Müziğin doğal yorumunda oluşan sapma.
KBPS (Kilobits Per Second): Mp3,dab gibi cihazların yolladıkları veri sinyalinin saniyede ne kadar olduğunu gösterir.Ne kadar yüksek olursa o kadar iyidir.
classcar (21-04-2011),delSol_power (15-02-2010)
LINE LEVEL: Ampliye girmeden önce herhangi bir yükseltmenin gerekmediği girişleri ifade eder.
MIDBAND (Orta Bant): Çoğu enstruman ve vokallerin duyulduğu ses bandıdır.
MINI DISC (Md): Mini disc player 74 dakika kayıt yapabilir.
MONOBLOK: Bağımsız mono power anfi.İki adet mono blok anfi ile stereo ses alabilirsiniz.
MOVİNG COIL-MC: Pikap kolundaki hareketli bobin.Bu bobinler elektrik sinyallerini sabit bobinler içinde hareket ederek üretir.Çıkışı hareketli mıknatıslardan daha düşüktür.
MOVING MAGNET-MM: Hareketli bobinli kartuşlarda iğnenin bağlı olduğu mıknatıslar elektrik sinyalini sabit bobin içerisinde hareket ederek üretir.
MP3: İnternet üzerinden kaydedilebilen ve pc de depolanıp data cd lerine yazdırılabilen nispeten kalitesi düşük sıkıştırılabilen ses formatıdır.
NICAM: Görüntü ile birlikte gönderilen cd kalitesindeki digital stereo tv sesi.
OHM: Direnç birimi.Bir hoparlörün empedansı ohm olarak ölçülür ve belirtilir.
OVER SAMPLING: DAC Sistemlerinde sinyal frekansını arttırarak çevrim devreleri ve yardımcı devreler için istenmeyen sinyalleri filtreleme işlemini kolaylaştırır.
OPEN: Sesin havada yol alırken üst frekansların temiz ve berrak olarak salınması.
PASİF: Sinyali yükseltmeyen bir devre yada bileşeni ifade eder.
PMPO: müzik çıkış gücünün tepe noktasını işaret eden terimdir.
POWER AMLIWIRE: Speakerlere ses sinyallerini gönderen amli katı.
PRE AMPLI: Power ampiye gidecek sinyalleri alıp işleyip yollayan control kısmı.Aktif speakerler ilede kullanılabilir.
RDS (Radio data System): Fm radyo kanallarında radyonun çaşitli bilgileri ekrandan okunur şekilde yollaması.Hava durumu finans spor v.s.
SİNYAL/GÜRÜLTÜ ORANI (Noise): Ses sinyal seviyesi ile istenmeyen gürültü seviyesinin arasındaki farkı belirtir.Db cinsinden olan değer arttıkça gürültü seviyesi düşer.
SUBWOOFER: nispeten küçük olan hoparlörlerin üretemeyeceği bass frekanslarını üreten bass sürücüsü kolon.
SÜREKSİZLER: Müzikteki kısa ve ani oluşumları ifade eder üretilmesi zordur.(Zil sesi gibi)
SAMPLING RATE: Örnekleme oranı.Bir digital kayıt cihazı yada oynatıcı cihazın bir sinyali ne kadar işleyebildiğini gösteren terimdir.
SEISMIC: Çok düşük bass frekansı duymak çok zordur.
TEYP LUPU: Ampli üzerinde bulunan teyp üzerindede karşılığı bulunan kayıt yapılmasını sağlayan soket girişleri.
THX: Lucas film tarafından üretilen maliyetli bir surround formatı.
TRODIAL TRAFO: Bu transformatörler yuvarlak şekilli daha iyi bir stabilite ve daha az akım kaçağı sağlarlar bu şekildede daha iyi bir güç üretirler.
TİZ: Üst ses frekanslarının genel adı.
TWEETER: Hoparlör üzerinde tiz frekansları üreten üniteye verilen ad.
TÜP: Yükseltme ünitesi olarak kullanılan bu parçada elektrotlar vakumlanmış kapalı bir cam içindedir.Ürettiği ses çok iyidir.
THIN: Hafif bass.
TIMBRE: Enstrümanların tonal karakterlerine verilen ad.
WATT: Güç birimi.Birim arrtıkça güçte artar.
WOOFER: Alt frekans yani bass sesleri üreten hoparlör üzerindeki ünitenin adıdır.
WARM: Düşük midreng ile gelen tatlı sese verilen ad.
(hi-fi-turkey.com)
ailinbahtli (12-03-2010),classcar (21-04-2011),delSol_power (15-02-2010),halilonline (23-09-2010)
Amplifikatör Nedir?
Amplifikatör (Fr: amplificateur, kısaca ampli), müzik sistemlerinde yükseltici olarak kullanılır. Kaynak cihazlardan (CD çalar, pikap gibi) çıkan ses sinyallerini güçlendirerek hoparlörlere gönderme görevini üstlenir. Çeşitli mimariler ve bu mimari özelliklere dayanan sınıflandırmalar mevcuttur, ama asıl sınıflandırma transistörlü yapıda olanlar ve vakum tüplü, yani eskiden beri Türkçe´ye yerleştiği şekli ile, lambalı yapıda olanlar arasındadır. 2 ve 4 kanallı olarak piyasada mevcuttur. Bunlarla birlikte son yıllarda yaygınlaşan hibrid (melez) tasarımlar da vardır. Yine bunlara ek olarak entegre yapıdakiler, giriş/güç katı ayrı kasalar halinde üretilenler ve monoblok (güç amplileri için) şeklinde ana yapıdan bağımsız alt sınıflandırmalar da mevcuttur.
Bridgeable:
Bu özellik elinizde bulunan bir yükseltecin herhangibi 2 kanalının köprülenmesi anlamına gelmektedir.Bu sayede Ortalama 2 kanal gücünün toplamının 2 katı kadar güç elde edilir ve yüksek güçlü hoparlörlerinizi kullanabilirsiniz.(subwoofer gibi)
Channels:
Türkçesinden de anlaşılabileceği gibi “kanal” demektir.Elinizdeki ekipmanlara uygun bir şekilde gereken tercihi yapmalısınız.Günümüzde 1-2-3-4-5-6 kanallı yükselteçler bulunmaktadır.
Class:
Her yükseltecin bir çalışma sınıfı vardır.Bu sınıf farklılıklarının temelinde transistor lerin çalışma biçimleri yatmaktadır.Genel olarak kullanılan 3 sınıf vardır
Örnegin;
A sınıfı yükselteçlerin kazançları düşük ancak daha az distorsiyona sahip yükselteçlerdir.
AB sınıfı yükselteçler ise kazançları A sınıfına nazaran daha yüksek ancak kalitesi ona nazaran daha düşük yükselteçlerdir..
D sınıfı yükselteçler ise kazançları yüksek ve gürültülü yükselteçtirler.Bir kanallı yükselteçler subwooferlar için kullanılur.
Connectors:
Bağlantı noktaları.(hoparlör,sinyal,güç kabloları gibi )
Crossover/Fitler:
yükseltecin içinde bulunan dahili bir filtredir.
HPF:
Yüksek geçirgen Filtre anlamına gelmektedir.Örnegin 100hz HPF kullanırsanız 100hz den düşük frekansları duyamayacaksınız.
LPF:
Alçak geçirgen filtre anlamına gelmektedir.Örnegin 100hz LPF kullanırsanız 100hz den düşük frekansları duyamayacaksınız.
Distortion:
Yükselteç seçiminde önemili bir kriterdir.Ürün kataloglarında THD olarak bildirilir.
yükselteçten çıkan sinyalin gerçekten ne kadar sapma ile üretilmiş oldugunu belirtir.Düşük THD oranına sahip olan yükselteçlerin ses kaliteleri daha iyidir.Genellikle tümü %0.1 in altındadır.
Efficiency:
Verimlilik anlamına gelmektedir.Giriş gücünün çıkış gücüne oranıdır.D sınıfı yükselteçlerde daha yüksektir.
Power Output:
Genel olarak 4 ohm değerleri verilmektedir.Bu değerler belirtilen frekans aralıgında ( 20hz-20khz gibi ) bulunmaktadırlar.Verilen değerler genelde RMS olarak verilmektedir
RMS:
Bir yükseltecin Bahsedilen yük ve gerilim altında sürekli verebilecegi güç anlamına gelmektedir.
Ör; 4 ohm 13.8v da 100watt rms
Pre-amp Inputs:
Ana ünitenizden gelen sinyal kablonuzun yükselteç ile birleşecegi giriştir.
Pre-amp Outputs:
Yükseltecinizden çıkıp başka bir sinyal yükseltecine yada işlemcisine giriş yapacagınız çıkış birimidir.
Separate Gain Controls:
Yükseltecin herkanalının ayrı ayrı kazancının ayarlanmasına izin veren kontrol birimidir.
Speaker Level Inputs:
Ana ünitenizin RCA çıkışlarının olmadıgı taktirde kullanabileceginiz ampli girişleridir.
Stability:
Yükseltecinizin en düşük hangi yükte stabil olarak çalışacagını bildiren bir terimdir.
2 ohm stabil yükselteçler aynı zamanda 4 ohmda stabillerdir.
Ancak 2 ohm stabil olan bir yükselteç 1 ohm yük altında çalışırken problem çıkarıcaktır.Bu yüzden elinizdeki ekipmana uygun yüklerde çalışan yükselteç almalısınız.
Omajınızı genel olarak 2 kat düşürüp 2 kat arttırdığınızda çıkış gücünüz bununla doğru orantılı olarak değişmektedir.
Ohm:
Drencin birimidir.Direnç ise devreden geçen akıma karşı koyma gücüdür.
Diğer isimleri:yük,empedans,omaj…
Tri-Mode Output:
2 Kanal bir yükselteçtin çeşitli filtre devreleri kullanılarak 3 kanal olarak çalıştırılmasıdır.
classcar (21-04-2011),delSol_power (15-02-2010),halilonline (23-09-2010)
Hoparlör Nedir?
Hoparlör Elektrik enerjisini ses enerjisine çevirir. Yapısı itibarıyle;
1. Konik hoparlörler (Direkt radyatörler) Ses dalgalarını doğrudan doğruya yayımlarlar
2. Hunik hoparlörler (Endirek radyatörler).Ses dalgalarını huni biçiminde bir borudan geçirerek yayımlarlar.
Özellikleri
1. Hoparlör toplam distorsiyonu küçük olmalıdır (Diyafram devintisi 2 mm.den küçük olmalı).
2. Frekans yansıtsama eğrisi düz, düzgün, geniş olmalı (Konuşma için:200- 7000 Hz/ Konuşma netliği için 3000 Hz.de tümsek olmalı).
3. Güç dönüştürme verimi yüksek olmalı.
4. Büyük ses (Akustik) güçlerde hoparlör hasara uğramamalıdır.
5. Transit işaretleri algılayabilmelidir.
6. Yönelgenlik (Direktivite) her frekansta aynı olmalı.
7. Sağlam olmalı.
8. Birim akustik güce isabet eden maliyeti düşük olmalı.
Hoparlör çeşitleri
1. Dinamik hoparlör (devingen bobinli),
2. Devingen demirli (distorsiyon fazla),
3. Armatürü dengeli (120 Hz.den düşük sesleri almıyor).
4. Kristalli-Tiz hoparlör olarak kullanılır. Artık piyasada bulunmamaktadır. Dayanıksızdır
5. Şerit
6. Elektrostatik-Geniş frekans bantlı, distorsiyonu küçük, sekizli polar diyagramı var.
Mahsurları: 250-2000 v. polarma gerilimi gerekir.
Toplam verimi düşüktür. Empedans uydurucu trafo gereklidir. Çıkış ses seviyesi düşüktür.
Hoparlör Frekans Karakteristiği
1. Hoparlörün bas seslerde iyi bir davranış göstermesi için hafif, az kütleli, sıkıca bir diyaframa gerek vardır. Tiz ve bas sesler arasında yeterince düzgün bir ses basınç seviyesi elde edilir.
2. Arka yüzden çıkan ses dalgalarının ön yüze geçişini önlemek üzere hoparlör geniş yüzeyli bir tahta üzerine takılır. Tahta akustik ekran olarak kullanılıp, akustik geri besleme önlenmeye çalışılır.
Hoparlörün Elektriksel Empedansı
Alçak frekanslarda empedansın en büyük değere ulaştığı frekansa hoparlörün rezonans frekansı denir.
Pratikte hoparlör empedansı 8 Ohm denince; 400 Hz.de ölçülen empedans bilinir.
Yüksek frekanslarda hoparlör empedansı artar. Bu nedenle,yuvarlak bir değer olsun diye hoparlör empedansı ile ölçmeler, 400-1000 Hz.arasında yapılır.
Hoparlör Polaritesi
Ölçüm için, bobin uçlarına pil bağlanır. Diyafram ileri giderse pilin artı ucunun bağlı bulunduğu yer, bobinin de artı ucudur.
Huni Hoparlörler
Alüminyum ya da plastikten yapılır. Huni hoparlörün üretebileceği en düşük frekansa, hoparlörün kesim frekansı denir. Huni hoparlörde güç dönüştürme verimi %10-%40 arasındadır ( Direkt radyatörde % 10.dur)
Çeşitleri.
1.Dikdörtgen (Rectangular horn)
2.Yuvarlak (Round horn)
3.Dönemeçli (Reentrant horn)
4.Boyunlu yassı (Conventional Radial horn)
5.Boyunsuz yassı (Neckless Radial horn)
6.İki geçitli (Double diffraction horn)
Hoparlör kabinleri
1. Açık
Duvardan en az 15 cm.uzağa konulmalıdır.
2. Kapalı
Alt kesim frekansı : 40-175 Hz
Üst kesim frekansı : 20000 Hz.
Açıktaki değerin 2,2 ile 12,5 katı fazla değer alır.
3. Kristalle geri beslemeli
(Phılıps firmasının buluşudur.) Bas Hoparlör merkezine pxe kristal-Piezoelektrik eleman yerleştirilmiştir.
Besleme devresi bulunmakta Ses dışarıya düzeltilerek verilmektedir.
4. Oluklu Bas Refleks ya Kanallı Hoparlör Kutusu yada Akustik Faz İnvertörü denir. Beşgen, altıgen şekilde dizayn edilebilir. Pvc yada kartondan yapılabilir.
İki yollu Hoparlörler : Bas-Tiz
Üç yollu Hoparlörler: Bas-Orta-Tiz
Bölüştürme filtresi:
Pasif Radyatör
Yardımcı bas hoparlorlörü.
Manyetik kısmı ve ses bobini yoktur.
Sistemin alçak frekanslardaki (Bas seslerdeki) karakteristiğini genişletmeye yarar.
HOPARLÖR GÜCÜ
Çalışma gücü ( Operating Power )
Ölçülmesi, 100-4000 Hz.arasında yapılır. Hoparlör ekseninden 1 M.uzakta 12 mikrobarlık (96 dB.lik) veya 3 M.uzaklıkta 4 mikrobarlık (86 dB.lik) ses basınç şiddeti üretebilmesi için hoparlör ses bobinine uygulanan sinüzoidal elektriksel güç değerine çalışma gücü denir.
Kapasite (Power Handling Capacity )
Hoparlörün hasara uğramadan dayanabileceği sürekli güç değeridir. Yüksek güçlü olarak bilinen bas hoparlörlerin kapasiteleri : 10-250 W. arasındadır.
Müzik gücü ( Musical Power )
Hoparlör bobinine 25 Hz.den küçük, konuşma ve müziği temsil etmek üzere darbeli gerilim uygulanır. Hoparlörde uğultu ve cızırtının başlamadığı, distorsiyonun henüz gözlenmediği duruma gelinceye kadar, giriş elektriksel gücü arttırılarak müzikal güç bulunur.
Hoparlörler, amplifikatör gücünün 1.5 katı fazla seçilir.
HOPARLÖR OMAJ İLIŞKISI
Uzman montajcıların amfılerden daha cok güç elde etmek için kullandıkları bir yöntem, hoparlörleri farklı şekillerde bağlamak ve dirençlerle oynayarak istenilen toplam empedansı amfiye aktarmaktir.Hoparlörler aktif olarak da sürülse,genelde hoparlörler sabit direnc değerine sahip rezistörler olarak kabul edilir(Genellikle 4 ohmdur).
Hoparlörleri farklı şekillerde baglayarak maksimum amfi cıkış gücü elde edilebilir.Mesela maksimum cıkışı 2 ohmda 400 watt olan 2 kanal bir amfi(köprülenmiş mono şekilde), 4 ohmluk iki bass hoparlörünün paralel baglanmasi durumunda toplam 2 ohmluk voltajla yüklenir ve optimum(en verimli) gücüne ulaşır.
Paralel Baglama:
Genelde iki yada daha fazla basın amfinin tek kanalından paralel olarak sürülmesi yaygın bir uygulamadır.Bu amfinin eksi kutbunun bütün basların eksi girişine bağlanması ile olur; böylece amfiye binen yük düşer.Mesela, eğer iki 4 ohmluk hoparlör paraler bağlanırsa, toplam direnç yarıya düşer, yani 2 ohm olur.Eğer aynı direnç degerine(omaj) sahip üç hoparlör paralel baglanırsa, toplam direnç her hoparlörunkinin 1/3 u olacaktır.
Kullanım kılavuzunu kontrol etmeyi ve ya bir uzmana danısmayı lütfen ihmal etmeyin.
Seri Baglama:
Hoparlörler amfiyi fazla yüklememek icin seri olarak da bağlanabilir.Hoparlörleri seri olarak bağlamak için amfinin artı kutbunu bir hoparlörun pozitif kutbuna baglayın ve sonra da bu hoparlörun eksi kutbunu diğer hoparlörun artı kutbuna baglayın ve hoparlör sayınıza göre bu şekilde devam edin.Son olarak da en son hoparlörun eksi kutbunu amfinin negatif kutbuna bağlayın.Böylece hoparlörlerin toplam direnç değerine şu şekilde ulaşmış olursunuz:
Amfiden daha az güc almanız dışında, seri bağlamanın diğer bir dezavantajı, eğer hoparlörlerinizden bir tanesi yanarsa diğerlerinin de calışmayacak olmasıdır.
classcar (21-04-2011),delSol_power (15-02-2010)
Subwwofer nedir:
Bir subwoofer (veya "alt") bir woofer, ya da tam bir hoparlör 8 "ve 21 genellikle" çapı olan alçak perdeden ses frekans üreme adamıştır arasında ( "bas"). Bir subwoofer için tipik aralığı yaklaşık 20-200 Hz olduğunu. [1] Subs ana hoparlörler performansını artırmak için kullanılır. Subwoofer'lar iyi braced ahşap veya plastik muhafaza içinde bir veya daha fazla woofer'lar montaj tarafından inşa edilir. Subwoofer'lar bir liman veya tüp muhafaza içinde refleks (ile bas hoparlör de dahil olmak üzere muhafaza tasarımları bir dizi kullanarak), sonsuz saptırıcı, boynuz ve bant geçiren tasarımlar, her biri avantaj ve verimlilik, boyut, bozulma ve dezavantajları vardır yüklü tasarlanmıştır , maliyet ve güç kullanımı. Pasif subwoofer bir subwoofer sürücüsü ve muhafaza ve harici bir amplifikatör güçlendiriliyor var. Aktif subwoofer içeren bir amplifikatör yerleşik.
İlk subwoofer 1960'larda ev stereo sistemlerine bass eklemek için geliştirilmiştir. Subwoofer'lar 1970'lerde daha popüler bilince Deprem gibi filmlerde Sensurround olan yüksek düşük üretilen giriş, frekans ile birlikte büyük subwoofer ile geliyor. Kompakt kaset gelişiyle ve 1980'lerde kompakt disk ile, derin, yüksek bas artık fonograf kayıt kalemle yeteneği bir oluk izlemek tarafından sınırlı kaldı [2] ve üreticiler daha düşük frekans içeriği ekleyebilirsiniz ve çoğaltılması kayıtları. De, 1990'larda, DVD'ler giderek "kaydedildi" Bu da ev sinema sistemlerinde subwoofer kullanarak duyulabiliyordu bir Low Frequency Effects (LFE) kanal dahil süreçleri surround ses. 1990'larda, subwoofer da giderek ev stereo sistemleri, özel araç ses tesisatı, popüler oldu ve PA sistemleri. 2000'li olarak, subwoofer neredeyse ses güçlendirme sistemlerinde evrensel oldu.
Subwooferlar üretimlerine göre farklılık göstermektedir.
4 ohm tek bobinli bass'lar,
8 ohm tek bobinli bass'lar,
2 ohm çift bobinli bass'lar,
4 ohm çift bobinli bass'lar,
6 ohm çift bobinli bass'lar gibi.
yukarıda verilen diagramlarda, bağlantıların nasıl yapılacağı gösterilmiş. kısaca özetlemek gerekirse, 4 ohm tek bobini olan bir subwooferıı ancak 4 ohm yükleme ile besleyebilirsiniz.Eğer kullandığınız ve/veya alacağınız bass 4 ohm'luk 2 adet bobini var ise, 40hm+4ohm=2ohm ya da 4ohm+4ohm=8ohm olarak bağlayabilirsiniz. Yine aynı şekilde, kullandığınız bass 2 adet 2ohm'luk bobine sahipse, 2ohm+2ohm=1ohm veya 2ohm+2ohm=4ohm kullanabiliyorsunuz. burada dikkat edilmesi gereken, alacağınız bass'a uygun bir amfi ya da sahip olduğunuz amfiye uygun bir bass almanız olacaktır
classcar (21-04-2011),delSol_power (15-02-2010)

supersinburak cok guzel olmus eline saglık

güzel çalışma olmuş teşekkürler
Bir den.....
Birdenbire olup bitiveriyor.kabus da rüya da aynı.
İkisi de geçiyor,ömür gibi,vakit gibi.
Dünya bir efsane bizler hikaye.
Bir söz ülkesidir rap,manadan manaya,Deryadan Deryaya...
Sagopa Kajmer - Istakoz 2012

güzel calısma tebrikler

İnanılmaz derecede detaylı bir bilgilendirme olmuş,çok teşekkür ederim kendi adımabilgisiz o kadar arkadaş varki piyasada çıktısını alıp suratlarına vurmak lazım bunu döküman olarak,eğitim şart
![]()
Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu inceliyor. (0 üye ve 1 misafir)
Bookmarks